30 ağustos'ta gölbaşında bir aqua parkta gerçekleşen ankara ayılarının katılmış olduğu sanırım son etkinlik. şu an tüm ayılarımız "ankara güneş yakmaz!", "hanım evladımıyız biz?" diyerek sürmediği kremlerin acısını çekerek can vermek üzere.
yapılması için ömründen büyük bir kısmını verdiğin halde tüketilmesi dakikalarla ifade edilebilecek kadar kısa bir zaman dilimini kapsayan ve bu nedenle işkenceye dönen, sinir bozan ve bunların akabinde anksiyete bozukluğuna yol açan ev hanımı psiko-dramı.
tüm yurtta yaşayan tek kaynaktan yönetilen müdahale zinciri.
bursa: heykel'e gelen kalabalığa polis müdahale etti, yaşanan tartışmada dayak yiyen göstericiler oldu.
ankara: bayram için toplanan kalabalık yer yer şehir dışından gelen takviye güçlerin de yer aldığı çevik kuvvet polislerince dağıtıldı.
istanbul: taksim'e gelenlere adres olarak marmaray'ın açılışının yapılacağı muhit gösterildi; bayram kutlamak yerine açılışa katılmaları söylendi. kimliği toplananlar ve gözaltına alınanlar oldu. günlerdir bu günü bekleyen kadıköy nispeten daha rahattı, gösteri toplanma ve konserlerin belediye destekli olduğu kadıköy; nispeten demokrasinin yok olmadığı yerlerden biri olarak dikkat çekti.
aklıma bir fkrayı getiren başlık:
-nasrettin hoca bir gün eşeğini kaybeder, eşeği araya araya gezerken, iki sevgili görür, hem sevişiyorlar hem de konuşuyorlar, adam sevgilisinin gözlerinin içine bakarak,
-ahhh sevgilim der gözlerinde tüm dünyayı görüyorum!, der.
hoca durur mu:
-sağa sola iyice bak ta bizim eşşek de orda mı?
evet, artık bu pozisyona her geldiğinizde beni ve bu fıkrayı hatırlayın, sağa sola iyi bakın da bizim eşşek de orda mı diye...